Freitag, 14. März 2025

Yıldız Sarayı Haremi

Yıldız Sarayı nihayet geçen yaz bir müze olarak halka açıldı.

Büyük bir ilgiyle beklediğim bir olaydı bu. Ancak yurtdışında yaşadığım için bu tarihi yapıya erişimim şu ana kadar mümkün olmadı. Bu nedenle uzaktan, özellikle YouTube gibi medya platformları aracılığıyla, sarayın yeni açılan bölümlerine dair kısa da olsa bir bakış yakalamaya çalıştım.

Yıllardır Yıldız Sarayı’nın harem kısmını görmeyi istiyordum. Ancak geçen yıl hâlâ kapalıydı ve ziyaretçilerin meraklı bakışlarından uzak tutuluyordu. Bir zamanlar iktidarın gölgesinde kalan bu alan, nihayet birkaç ay önce ziyaretçilerin erişimine açıldı. Fakat büyük bir hayal kırıklığıyla fark ettim ki: Yıldız Sarayı Haremini gösteren tek bir video bile yok. Belki bu durum önemsiz gibi görünebilir, ama beni asıl şaşırtan şey, gerçekten hiç kimsenin burayı kayda alıp paylaşma zahmetine girmemiş olmasıydı. Neden böyle? Ziyaretçilerin dikkati gerçekten bu kadar kısa süreli mi, yoksa tarih kokan bu mekânların farkına bile varamayacak kadar hızlı mı tüketiyoruz gördüklerimizi? Ya da modern çağın sığ telaşı içinde geçmişten o kadar mı uzaklaştık ki, artık bize tamamen yabancı mı geliyor?

Bilmiyorum. Ama bu önemli tarihî mekânın tek bir kaydına bile ulaşamamak bana tuhaf, hatta ürkütücü geliyor. İnsanlara ne oldu? Tarihi mirasın gerektirdiği bilinç nerede kaldı? Buradan duyarlı, ilgili, dünyaya açık gözlerle bakan herkese bir çağrıda bulunuyorum: Bu yere yönelin. Yıldız Sarayı’nın haremi için zaman ayırın, detaylı videolar çekin, bu sarayın saklı köşelerinde neler olduğunu gösterin! Çünkü Yıldız Sarayı sadece Sultan II. Abdülhamid’in ikametgâhı değildir. Orada yalnızca geçmişin yaşam alanlarını değil, aynı zamanda binanın her köşesindeki tarihi hissetmeye çalışın, duvarlarına, atmosferine kulak verin.

Ve artık Milli Saraylar yönetiminin, Yıldız Sarayı ve Haremini bütün detayları ile – planlar, fotoğraflar ve daha fazlasını – ziyaretçilere sunacak bir web sitesi oluşturmasının zamanı gelmedi mi? Bu, geçmişe dair bir farkındalık çağrısıdır; çünkü tarih sadece kitaplarda değil, bir sarayın taşlarında ve odalarında da yaşamaya devam eder.

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen